Nimet Davud: PYD, ENKS üyelerini suçsuz yere tutuklattı

Nimet Davud: PYD, ENKS üyelerini suçsuz yere tutuklattı

Welat TV – Erbil

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Genel Başkanı Nimet Davud Welat TV’ye verdiği röportajda “Özellikle tabanı ve destekleyenleri arasında ENKS’ye ve performansına yönelik eleştiriler var olduğunu ve bu eleştiriler takdirle karşılandığını. Bu gibi eleştirilerin konseye olan ilgilerini ve onun için besledikleri umutları ifade ettiğini” belirtti. Ayrıca “Gerekçelerden uzak olarak, şüphesiz eksiklikler oldu, özellikle toplumsal faaliyetlerdeki iletişim ve şartlar noktasındaki durumdan dolayı, ancak aynı zamanda ENKS halkın sorunlarını dile getirmekten ve yapılan ihlaller karşısında halkı savunmaktan geri çekilmedi” dedi.

Kürtler arası diyaloğun PYNK ve ENKS arasında yeniden başlayıp başlamama konusunda ise, Nimet Davud “Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile Ulusal Birlik Partileri (PYNK) arasında yaşananlar bir diyalog değil, Amerika'nın gözetiminde kapsamlı bir anlaşmaya varmak için yapılan müzakerelerdi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderliği anlaşmayı uygulama taahhüdü vermişti” dedi.

Ayrıca Kürtler arası diyaloğun durmasının neden kaynaklandığı ile ilgili sorumuza, Davud “Hiç şüphe yok ki Kürt birlikteliği inşa etmek tüm Kürt halkının talebidir ve ilgili forumlarda Kürt meselesinin ve Suriye'nin geleceğinin ele alınmasında faydalı olacaktır, aynı zamanda halkımızın ve dostlarının memnuniyetini kazanacaktır. Müzakereler bunun içindi ama bundan etkilenenler bunu sonlandırmaya çalıştı. Biz Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) olarak, bu müzakereleri durdurma konusunda PYD'yi sorumlu tutuyoruz, çünkü onlar ENKS ve Roj Peşmergeleri hakkında ihanet söylemi başlattılar, ENKS ve partilerinin ofislerine saldırarak, üyelerini suçsuz yere tutukladılar” dedi.

Başka bir muhalefet organına alternatif olarak Barış ve Özgürlük Cephesi'ne güvenme olasılığı ve Suriye'nin geleceğindeki siyasi rolü hakkında ise, Nimet Davud şöyle dedi: “Barış ve Özgürlük Cephesi önemli bir siyasi koalisyon. Önemi, siyasi çözüme ve demokrasiye inanan muhalif güçlere açık bir çerçeve olmasından kaynaklanıyor, ayrıca büyük ölçüde bölgedeki Arap, Kürt ve Süryani bileşenleri temsil etmektedir.”

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Genel Başkanı Nimet Davud’un Welat TV’ye verdiği özel röportaj:

**Sorumuza ENKS ve Genel Sekreterliği'nin son toplantısının yapılma mekanizması hakkında başlamak istiyoruz, seçilmeniz nasıl oldu? Bu hususu bize detaylandırabilir misiniz?

*Nimet Davud: ENKS’nin dördüncü konferansında onaylanan ve konsey başkanlığına biri Ezidi bileşeninden, diğeri bağımsızlardan ve üçüncüsü sivil toplum örgütlerinden olmak üzere üç yeni üye seçme yetkisi veren konsey tüzüğü ve değişikliklerine göre, Genel Sekreterlikçe onaylanmak şartıyla, 13 Kasım'da yapılan oturumda adaylar onaylanarak başkanlık üye sayısı sekize çıkarıldı ve 15 Kasım'daki ilk oturumda görev dağılımı yapıldı ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi'nin (ENKS) başkanı olma konusunda arkadaşlarımızın güvenini kazandım.

**Son kararınız konusunda ENKS'deki bazı tarafların bile memnuniyetsiz olduğu konuşuluyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

*Nimet Davud: Sorun memnuniyet veya memnuniyetsizlik değil, görüş ayrılığı iç sistemin uygulama şeklinde, herhangi bir kararda fikir birliğinin olmaması normal bir durum, ancak olması gereken çoğunluğun onayını almaktır ve hepimiz çoğunluğun iradesine saygı duymalıyız.

**13 Kasım’da ENKS Genel Sekreterliği toplantısı yapılmasına rağmen, açıklamanın yayınlanmasının gecikmesi birçok soruyu gündeme getirdi, bu konuda görüşünüz nedir?

*Nimet Davud: Genel Sekreterlik toplantısı 13 Kasım'da yapıldı ve birkaç gün sonra konsey toplantısı yapılmasına karar verildi. Arkadaşlarımız bildiriyi konsey toplantısından sonra ve konsey adına yayınlanması görüşünü sundular, ancak toplantının yapılmasındaki gecikme, açıklamanın yayınlanmasında da gecikmeye yol açtı, yani sebep sadece bundan ibaret.

**Geniş kitleler arasında, hatta kendi tabanında bile, ENKS’nin halkın umutlarını ve acılarını yansıtmadığı ve sahadaki varlığının formalite olduğu yönünde eleştiriler var, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

*Nimet Davud: Özellikle tabanı ve destekleyenleri arasında ENKS’ye ve performansına yönelik eleştiriler var ve bu eleştiriler takdirle karşılanıyor. Bu gibi eleştiriler konseye olan ilgilerini ve onun için besledikleri umutları ifade ediyor, zira onlar “Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) beni temsil ediyor” şiarıyla öne çıkıyor. Gerekçelerden uzak olarak, şüphesiz eksiklikler oldu, özellikle toplumsal faaliyetlerdeki iletişim ve şartlar noktasındaki durumdan dolayı, ancak aynı zamanda ENKS halkın sorunlarını dile getirmekten ve yapılan ihlaller karşısında halkı savunmaktan geri çekilmedi. Öte yandan Kürt Ulusal Konsey’i, ister Koalisyon içerisinde ister Müzakere Heyeti bileşenlerinden biri sıfatıyla Ulusal Muhalefetle birlikte siyasi sürece katıldı ve Suriye meselesiyle ilgili forumlarda varlığını ortaya koydu, ancak siyasi sürecin durması ve Suriye meselesine uluslararası ilginin azalması, sadece konseyin değil, tüm siyasi muhalefetin performansını da olumsuz etkiledi ve bazıları bunu bir geri çekilme ve halkın acılarından ve umutlarından uzaklaşma olarak gördü, ancak işin gerçeği bölgedeki siyasi koşullar.

**Önümüzdeki altı ay boyunca ENKS’nin başkanlığına aday gösterildiniz, bu süre gerçekleştirmeyi düşündüğünüz programın hayata geçirilmesi için yeterli mi sizce?

*Nimet Davud: Çalışma programları, konsey başkanının şahsı veya başka bir kişiyle bağlı değil, konseyin organ ve kurumlarının irade ve çabalarıyla ilgilidir, ancak bu, konsey başkanına işin hızlandırılması ve tamamlanmasına yaratıcı bir şekilde katkıda bulunmak konusunda, verilen rolü ortadan kaldırmaz.

**Kürt Ulusal Birlik Partileri (PYNK) ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) arasındaki diyalog yeniden ne zaman başlar? Bunun için gerekli olan zemin nasıl olmalıdır?

*Nimet Davud: Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile Ulusal Birlik Partileri (PYNK) arasında yaşananlar bir diyalog değil, Amerika'nın gözetiminde kapsamlı bir anlaşmaya varmak için yapılan müzakerelerdi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderliği anlaşmayı uygulama taahhüdü vermişti, PYD ve yönetimi Aralık 2019'da resmi bir açıklama yaparak uygun bir zeminin oluşturulacağını, ENKS’nin çalışma ve faaliyetlerinde özgür olduğunu kabul ettikten sonra müzakereler yapıldı, ancak daha sonra bu kabul kasıtlı olarak göz ardı edildi. Müzakerelerin yeniden devam etmesi için, uygun ortamın sağlanması, ortaya çıkan tüm engellerin kaldırılması ve yapılan taahhütlere saygı gösterilmesi gerekmektedir.

**Kürtler arası diyaloğun sponsorları olan Amerikalı yetkililer ve SDG Komutanı, her şeyi eski haline getirip diyaloğu yeniden başlatabilirler mi?

*Nimet Davud: 2020 sonbaharında müzakerelerin durmasının ardından ENKS, Amerikalı yetkililer ve SDG liderliği arasında görüşmeler devam etti ve müzakerelerin yeniden başlaması için ENKS’ye yönelik ihlallerin ve kışkırtıcı söylemlerin durdurulması ve ihlal eden tarafın sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğine dair bir belge üzerinde anlaşmaya varıldı ve bu belge Amerikalı yetkili ve SDG güçlerinin komutanı tarafından imzalandı, ancak uygulanmadı, görünen o ki karşı tarafın onayını alamadı.

Müzakerelerin başlamasını çevreleyen koşullar değişmiş olsa da müzakerelerin yeniden başlaması, müzakerelere sponsor olan Amerika tarafının ve bu müzakereleri başlatma inisiyatifini alan ve gerekenleri uygulama sözü veren SDG liderliğinin istek ve iradesine bağlı.

**Kürt arası diyaloğun geri dönmesinin Suriye Kürdistanı'ndaki Kürt halkı için faydasının olduğunu söylemek mümkün mü? Tekrar soracak olursak: Diyaloğu tam olarak kim sonlandırdı?

*Nimet Davud: Hiç şüphe yok ki Kürt birlikteliği inşa etmek tüm Kürt halkının talebidir ve ilgili forumlarda Kürt meselesinin ve Suriye'nin geleceğinin ele alınmasında faydalı olacaktır, aynı zamanda halkımızın ve dostlarının memnuniyetini kazanacaktır. Müzakereler bunun içindi ama bundan etkilenenler bunu sonlandırmaya çalıştı. Biz Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) olarak, bu müzakereleri durdurma konusunda PYD'yi sorumlu tutuyoruz, çünkü onlar ENKS ve Roj Peşmergeleri hakkında ihanet söylemi başlattılar, ENKS ve partilerinin ofislerine saldırarak, üyelerini suçsuz yere tutukladılar.

**Kürt Ulusal Konseyi'nin (ENKS) ortak bir medya söyleminden yoksun olması ve son toplantıda resmi sözcü pozisyonunun atanması, ENKS içindeki medyanın gidişatının bir bütün olarak düzeltilmesinin başlangıcı olabilir mi?

*Nimet Davud: ENKS’nin birleşik bir medya söyleminden yoksun olduğu yönündeki sözler abartılı, başkanlık organları tarafından yayınlanan resmî açıklamalar güvenilir kaynaklardır. Herhangi bir karışıklık veya muhalefet ortaya çıkmışsa, bu ENKS’nin içinde birçok parti ve faaliyetleri barındırmasından dolayı doğal bir durumdur. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için ENKS resmi bir sözcü atadı, böylelikle ENKS'nin fikirlerini dile getirecek ve birbirinden farklı ifadelere son verilecek.

**Belirli bir ortamın oluşması halinde, Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Suriye Kürdistanı’ndaki bölgeleri yönetebilir mi?

*Nimet Davud: Suriye devriminin başladığı dönemlerde, birlikte güvenliğin sağlanması ve halkın yaşam ihtiyaçlarının karşılanması gerekliliği nedeniyle Kürt bölgeleri ve ortak bölgeler için geçici bir yönetim kurma fikrini, ENKS ortaya koydu. Belirli bir durumun oluşması halinde ENKS’nin, bölgeyi tüm siyasi, ulusal ve toplumsal bileşenler arasında iş birliği ve ortaklık içerisinde yönetme yeteneklerini sağlamak için inisiyatif alması doğaldır.

**PYD’nin silahlı güçleri tarafından Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) üyelerine yönelik çok sayıda ihlaller yaşanıyor, bu ihlalleri belgeliyor musunuz, uluslararası kuruluşlara bu konuda şikâyette bulundunuz mu?

Nimet Davud: PYD’nin silahlı güçlerinin ENKS üyelerine ve taraftarlarına yönelik ihlalleri, gerek ENKS ofislerine ve partilerinin ofislerine yönelik saldırılar, gerekse Roj Peşmergeleri ailelerine uygulanan baskılar veya tutuklamalar açısından zaman zaman farklılık göstermektedir ve bunlar belgelenmiştir, ENKS resmî açıklamalarla bu ihlalleri ifşa etti, ihlallere son verilmesini istedi ve Uluslararası Koalisyon’un taraflarını bilgilendirdi.

**Suriye'deki durumu ve rejimin birçok yönden tekrar ön plana çıkmasını nasıl görüyorsunuz?

*Nimet Davud: Suriye'deki durum güvenlik, ekonomi ve yaşam açısından her düzeyde felaket durumda, yoksulluk sınırının altındaki insan oranının her geçen gün artmasının yanı sıra, Suriye uluslararası itibarını da kaybetmiş durumda. Rejim kendisiyle ilişkileri normalleştirme girişimlerinde başarılı olamadı, bu girişimler durmuş gibi görünüyor, bu Arap ve İslam Zirvesi Olağanüstü Konferansı'nda da açıkça ortaya çıktı, dolayısıyla rejim, geri dönmeyi hiçbir şekilde başaramadı, aksine yalnızlığı daha da arttı.

**Suriye'de siyasi süreç neredeyse durma noktasına geldi. Suriye'deki siyasi ve askeri muhalefet neden Suriyelilerin sesini ve acılarını dünya başkentlerine ulaştırmayı başaramadı?

*Nimet Davud: Rejim, müttefiklerinin desteğiyle müzakere yolunu ve Anayasa Komitesi'nin çalışmasını bozmaya çalıştı ve zaman faktörüne güvendi. Aynı zamanda uluslararası ilgiyi daha fazla kendi üzerine çeken Ukrayna krizinin başlamasıyla ve diğer bölgelerdeki sıcak gelişmelerden dolayı, Suriye krizine olan ilgi azaldı, siyasi süreç durdu ve ortaya çıkan durumdan yararlanan rejim, başta 2254 sayılı karar olmak üzere uluslararası kararlara karşı uzlaşmazlığını ve bağlılık eksikliğini artırdı, ayrıca halkın acıları üzerindeki şiddetini artırdı. Buna rağmen muhalefet, rejimin ertelemelerini ve Suriyelilerin çektiği acıları, Suriye felaketinin ve rejimin suçlarının farkına varan uluslararası topluma aktarmaktan geri durmadı ve bu konuda harekete geçti. Bilindiği üzere birçok ülke, rejim ve yandaşları hakkında uluslararası mahkemelerde dava dosyaları açtı.

**Efrin, Serê Kaniyê ve Girê Spî'de yaşanan ihlallerle ilgili neler yapıyorsunuz? Ayrıca ENKS Efrin'de ofislerini açabilir mi?

*Nimet Davud: Serê Kaniyê'de parmakla sayılacak kadar nüfus kalmış durumda, yerlerinden edindikleri tarih olan Kasım 2019'dan bu yana geri dönememiş durumdalar, bu onlara yönelik en büyük insani ihlal. Efrin’de ise ihlaller ağaçlardan insanlara kadar, bölgeyi kontrol eden silahlı gruba göre bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Bu ihlallerin çoğu belgelendi ve ENKS uluslararası kuruluşlar ve insan hakları kuruluşlarını bilgilendirdi. Bu ihlalleri durdurmanın en iyi yolu, nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki silahlı grupları çıkarmaktır, yerinden edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönüşünü kolaylaştırmak ve bölgenin idaresini asıl halkına devretmektir.

Kürt Ulusal Konseyi'nin (ENKS) yerel meclisleri Efrin bölgesinde faaliyetlerini yürütüyor ve bunu yaparken zorluklarla karşılaşıyor, ENKS’nin ofislerini açması için çalışmalar sürüyor ve bu zorlukların da üstesinden gelinecek.

**Kürt Ulusal Konseyi Başkanlığı'nda (ENKS) Efrin ve Kobani'nin gerçek anlamda temsil edilmemesinin, ENKS’nin bu bölgelerdeki rolünü ve etkinliğini de etkileyeceğini düşünüyor musunuz? Neden bu iki bölgenin temsilcisi yok?

*Nimet Davud: Kürt Ulusal Konseyi'nin (ENKS) yapısı bölgesel bazda kurulmadı, konseyin partileri de bölgesel değil ve tüm Kürt bölgelerini temsil ediyor, her halükarda temsilin arttırılması daha iyi ve olumlu.

**Barış ve Özgürlük Cephesi'nin kurulmasının Suriye'nin geleceğinde siyasi rol oynayacağını düşünüyor musunuz? Siz iki muhalefet oluşumunda da yer alıyorsunuz, Barış ve Özgürlük Cephesi, Suriye Ulusal Koalisyonu'na alternatif olması bekleniyor mu?

*Nimet Davud: Barış ve Özgürlük Cephesi önemli bir siyasi koalisyon, ENKS'nin yanı sıra Suriye Yarın Hareketi ve Süryani Demokratik Örgütü'nün de içinde bulunduğu önemli bir siyasi ittifaktır. Önemi, siyasi çözüme ve demokrasiye inanan muhalif güçlere açık bir çerçeve olmasından kaynaklanıyor, ayrıca büyük ölçüde bölgedeki Arap, Kürt ve Süryani bileşenleri temsil etmektedir. Bu bileşenler modern Suriye tarihi boyunca kardeşlik içinde yaşamışlardır ve bir arada yaşama gerçeğini ve başkalarını kabul etme kültürünün gerekliliğini dile getirmişlerdir. Barış ve Özgürlük Cephesi diğer muhalefet çevreleriyle birlikte çalışıyor ve hiçbirinin alternatifi değil.

**Suriye muhalefeti sathında siz nerede duruyorsunuz?

Nimet Davud: ENKS, Suriye ulusal muhalefeti içindeki konumunu seçerken, çözümün bir parçası olmak ve anayasası Kürt halkının ve diğer bileşenlerin ulusal haklarını güvence altına alan çok uluslu kimliğiyle demokratik bir Suriye'nin inşasında, gerçek anlamda ortak olmak istedi. Bu çerçevede, Suriyelilerin özgürlüğünü ve onurunu güvence altına alan, bölgenin güvenlik ve istikrarını garanti altına alan aynı hedeflere ulaşmak için, çalışmalarını halen sürdürmektedir.